
Satışçıların ve Satış Yöneticilerinin Hedefleri Aynı Değil Mi ?
Temmuz 6, 2007
Bu ayki Salesmax’te derginin editörü olan Pelin Özkan’ın yazısını okuduğumda bazı noktalar hiç içime sinmedi..
Beni çok düşündürdü..
Ben bu yazıyı okuyan yeni bir satış elemanı olsaydım, başarı oranımın çok yüksek olmaması gerektiği düşüncesine kapılabilir, satış yöneticisi olmam durumunda ise ( mevcut pozisyonum ! ) verdiğim hedeflere yeniden geri dönüp onları sorgulama ihtiyacı duyabilirdim..
Yazı, Karya Yönetim Danışmanlık ve Eureka Satış Danışmanlığı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “ Yılın Satış Ödülleri “ yarışması hakkındaydı.
“ Hedef Aşma Kategorisi”nde bu yıl bir emeklilik firmasının çalışanı %278 hedef gerçekleştirme oranı ile birinci olmuş.
Pelin Hanım bu başarıyı kutluyor ancak hemen arkasından hedef gerçekleştirme oranının yüksekliği nedeniyle bu hedefi belirleyen yöneticilerin hedef belirleme başarısını sorguluyor..
Bu haberde ayrıca kurum ve bu ödüle layık görülen satışçının ismi de açıkça bildirilmiş..
Arkasından da başarı tartışılmış..
Bu bence pek etik olmamış.
Ben o kurumda bir çalışan, o ödüle layık görülen eleman ya da o hedefi belirleyen yönetici olsaydım başarımın ve yöntemlerimin sorgulanmasını hoşgörü ile karşılamayabilir, bu yazıdan sonra ödülümün tadını çıkartamayabilirdim…
Pelin hanım yazıda bazı noktaları tartışıyor..
- “ Satış hedefini %278 aşmak satışçı için ne kadar büyük sayılsa da hedefleri belirleyen yöneticiler için başarı mı başarısızlık mı ? “
- “ Bir satışçının hedefini 2,5 kat üzerinde gerçekleştirmesinin anlamı nedir ?”
- “ Hedeflerin gerçekleştirilmesindeki başarı kriteri ne olmalı ? “ vb..
Satışçıların öncelikli başarı kriteri hedef gerçekleştirme oranlarıdır.
Satışçılardan ilk etapta beklenen, satışı yapılan ürün – hizmet adetlerinde kendilerine verilen adetlerin üzerine çıkmalarıdır..
Bu adetlerin ve hedef gerçekleştirme oranlarının ne kadar üzerine çıkılırsa o kadar iyi performans, o kadar yüksek prim demektir..
Diğer yandan bu oran ne kadar yükselirse nedense aynı zamanda verilen hedefler de tartışılmaya, incelenmeye ve hedef belirleme yöntemleri – süreçleri sorgulanmaya başlar.
Olay bir anda satışçının başarısı olmaktan çok yöneticinin hedef belirlemedeki başarısızlığı haline dönüşebilir…
Çok ciddi bir kısır döngü var burada..
Satış yöneticileri hedef verme sürecinde başarısız ilan edilmemek adına çoğu zaman hedefleri şişirir, gerçekleştirilebilir olmaktan uzaklaştırır ve karşılığında hedef gerçekleştiremeyen – prim kazanamayan satış ekiplerine sahip olurlar..
Bu satış ekiplerinin yöneticisi olarak doğrudan kendileri de hedef gerçekleştirememiş olur !!
Hedef verme süreç ve yöntemleri, satışı yapılan ürün – hizmet özellikleri, yaratılabilecek arz – talep, satış ekibinin donanımı, ekonomik göstergeler ve büyüme oranları vb.. noktalara mutlaka dayanmalı elbette..
Ancak sağlıklı bir süreçten sonra gerçekleştirilmiş olan %278’lik başarıların olması durumunda ise hedeflerin, satışçının ve hedefi belirleyen satış yöneticilerinin sorgulanmaması gerekiyor..
Süreç sağlıklı kurulduysa bu başarıyı ancak alkışlamak ve ödüllendirmek gerekir bu yarışmada yapıldığı gibi..
Aksi olması durumunda elde yüksek ihtimalle başarısız, hedef gerçekleştiremeyen satış ekipleri ve demotive olmuş satış yöneticileri kalır..
Bol satışlar ve yüksek hedef gerçekleştirme oranları dileğiyle !!
Yazıyı okuduğunuz dergiyi ben de yakından takip ediyorum. Pelin Özkan tarafından kaleme alınan yazıda hakkındaki eleştirilerinize kısmen katılıyorum. Ancak hedef tespiti ve bunun gerçekleşme oranı arasındaki denge çok hassastır. Elbette satışçılar hedefleriyle yaşarlar. Bu hedefleri gerçekleştirdikleri oranda prim kazanırlar ve hayatlarını devam ettirirler. Ancak satış yöneticisinin belirlediği bu hedef her zaman gerçekçi midir?
Burada biraz durma gerekiyor bence…
Örneğin kalem satan bir satışçı olduğunuzu varsayalım. Ancak sizin de içinde bulunduğunuz ekibi yöneten Müdür ya da Direktörünüz sigorta sektöründen yetişme bir satışçı. Önünüze koyduğu hedefler ise hiç de gerçekçi ve sahanın dinamiklerine uygun değil. Siz sahaya inip satış yapmaya başladığınız andan itibaren kısa zamanda verilen hedefi geçiyor ve Yüksek! bir başarı oranı elde ediyorsunuz. sizce burada bir ironi yok mu?
Her satışçı her şeyi satamaz. Satışı yönlendiren satış yöneticileri de hedefleri bazen, istemeden de olsa hatalı koyabilirler. Bu durumda satışçı mı çok başarılıdır, yoksa satış yöneticisi mi çok başarısız?
Üzerine konuştuğumuz haber gelince. Elbette %278 oranında hedefini aşan bir satışçı başarılıdır. Kesinlikle başarılıdır. Bunu tartışmak bile yersiz. Ancak burada bence editör de bu kişinin başarısından çok satış yöneticisinin başarısızlığını tartışıyor. Hedef koymadaki hataya işaret ediyor olmalı.
Size katılmadığım nokta da tam burası aslında. Genç bir satışçı olsam başarı oranımın yüksek olmasından endişe duyardım diyorsunuz. Aynı şekilde satış yöneticisi olma durumunda ise hedeflere yeniden bakma ihtiyacı duyardım… Bu bir özeleştiridir aslında. Neresinin yanlış olduğunu pek anlamadım…
Habere gelince, isim verilmesinde bence bir sakınca yok. Yarışmayı düzenleyenler de, katılımcılar da her yerde bunu zaten anons ettiler. %278′lik oran sadece bir örnek olmuş. Bence yerinde bir örnek…